Blog

Art Psikoloji, kişisel gelişim, online terapi, oyun terapisi, yetişkin ve ergen terapisi, aile ve ilişki danışmanlığı konusunda Mersin’de hizmet veriyor.

Onyomani Nedir?

Vitrin Burhan Plaza, Üniversite Cd. Yenişehir/Mersin

Onyomani Nedir?

Alışveriş bağımlılığı olarak tanılanan onyomani alkol ve madde bağımlılığı gibi bir bağımlılık türüdür. Toplum sağlığı açısından oldukça önemli bir alarm veren bu durum, boşanmalara, maddi kayıplara ve istifçiliğe kadar uzanabiliyor. Ülkemizde de son 10 yılda artış gösteren bu problemler, kadın ve erkeklerde farklı şekillerde kendini gösteriyor. Bağımlı olan kişi, alışveriş yapmadığı zaman kendini iyi hissedemez, günde 10 saatini alışverişe ayırabilir. 

Tekrarlayıcı ve dürtüsel olan bu durum, kişinin beğendiği ya da beğenmediği bir şeyi almasıyla ilgili değildir. Alınan ürün, haz verir ve bu haz madde almayla aynıdır. Kadınlar giyim ürünleri, erkekler de elektronik ürünleri alarak dolaplara yığarlar. Genelde hiç kullanmazlar. Kişisel ve ailevi sorunlara neden olan bu durum, kontrolsüz harcamalarla kendini gösterir. 

Genelde hasta olduğunu kabul etmeyen alışveriş bağımlıları, bağımlılık ileri seviyeye ulaştığında tedavi olmaya karar verir. Bu yüzden ekonomik olarak çöküntüye giren, işini kaybeden birçok kişi bağımlılığın üzerine depresyon ve bunalım gibi durumların eklenmesiyle daha zor bir psikolojik sürece dahil olabilir. 

Onyomani Tedavisi

Bilişsel davranışçı terapi ve EMDR uygulanarak tedavi edilen onyomani bazı durumlarda psikiyatrik desteklerle tamamlanır. İlaç kullanımı da gereken durumlar konusunda hastanın depresyon ve anksiyete yaşaması kuvvetle muhtemeldir. Tedavi edilmezse, hasta ailesini, parasını ve işini bile kaybedebilir. 

Günümüzde oldukça popüler olan ve neredeyse her adımda karşımıza çıkan alışveriş merkezleri onyomanikler için çok cezbedicidir. Mutlaka tedavi edilmesi gereken bu durum, takıntılı alışveriş olarak da nitelendirilebilir. Kişinin genelde aşırı harcamalar yapması, üzgün ya da kaygılı hissetmesi, alışveriş yaptığında keyifli ve coşkulu bir hale gelmesi dikkat çeker. 

İhtiyaç dışı ve kontrolsüz harcamalar ekonomik sorunları da beraberinde getireceği için oldukça dikkat çekici bir husus olarak öne çıkmaktadır. Kişi alışveriş yapmazsa kendini eksik hisseder. Bastırılmış öfke ve saldırganlıkla birlikte ilerleyen bu süreç, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı gibi yoksunluk durumunda krizlere neden olabilir. 

Onyomani Nasıl Anlaşılır?

Onyomani, aslında ilk başlarda keyif almak ve keşfetmek için başlar. Ancak kişi bundan o kadar keyif alır ki, boş vakitlerini alışveriş yaparak geçirmeye başlar. Duygu durum ve kişilik bozukluklarıyla birlikte görülür. Kişinin genelde başka uğraşacak hobileri yoktur. Bu yüzden tüm zamanını alışverişe ayırmaya başlar. 

Yeni ürünlere hemen sahip olan, alışveriş yapmadığında öfkeli, mutsuz ve eksik hisseden birçok kişi gibi onyomanikler de yoksunluk hissi durumunda ciddi sorunlar yaşayabilir. Dürtüsel hale gelen alışveriş yapma arzusu, kişinin yeme içme ihtiyacı kadar zorunlu hale gelir. Sosyal medya, alışveriş siteleri, kredi kartı kullanımı ve sosyal medyanın etkisiyle daha fazla tetiklenen bu durum, alışveriş sevdasının ötesine geçerek yerini bağımlılığa bırakır. 

Bağımlılık Kişilik Bozukluğu

Aslında kişinin yaşamındaki duygusal boşluk alışveriş yapılarak doldurulmaya çalışılmaktadır. Eyleme geçmek kişinin boşluğunu doldurur. Ancak sonradan pişmanlık hissedilir. Takıntılı ve dürtüsel olan bu durum, kişinin sıkıntı ve utanç hissetmesiyle sonuçlanır. Psikolojik destek ve ilaç tedavisiyle desteklenen onyomani merkezimizdeki uzman psikologlarımız tarafından bilişsel davranışçı terapi tekniği kullanılarak tedavi edilir. 

Onyomanik hastaların bu sorunun bilincinde olmaları ve tedaviye direnç göstermeden uyum sağlamaları önemli bir adım olacaktır. Diğer insanlardan daha üstün hissetmek gibi belirtileri olan alışveriş bağımlılığı, kişinin yaşam kalitesini ciddi ölçüde azaltacağından ihtiyaç dışı ve kontrolsüz bir para harcama tüm hayatı etkileyecektir. Bilgi ve randevu için bize ulaşabilirsiniz. 

Çocuk Odaklı Aile Terapisi

Vitrin Burhan Plaza, Üniversite Cd. Yenişehir/Mersin

Çocuk Odaklı Aile Terapisi

Belirli zamanlarda yaşam akışında zorluklar yaşayan aileler için çocuk odaklı aile terapisi uygulamalarıyla daha kolay iletişim kurabilmektedir. Çocuklarda ortaya çıkan bazı sorunların giderilmesi ve aile fertleriyle birlikte çözüm üretilmesi için terapi yöntemleri tercih edilmektedir. Psikolojik hasarlara neden olabilen bu tür sorunlar, ailenin bir bütün olarak ele alınmasıyla kısa sürede çözüme ulaştırılır. Genelde ailenin olağan düzenini etkileyen durumlar, psikolojik destek gerektirebilir. Bu yüzden çocuklarda ortaya çıkan olumsuz durumların tespit edilmesi ve tedavisiyle ruhsal hasarların onarılması amaçlanır. 

Yenidoğan bir bebeğe uyum süreci, ev yaşantısını düzenleme, ikili ilişkiler, çiftler arasındaki uyuşmazlıklar ve davranış değişiklikleri çocuk odaklı aile terapisi kapsamında ele alınarak gereken eğitim ve tedavi desteği sağlanır. Aile büyükleriyle yaşamak gibi yeni kararlar da bu yüzden oldukça önemli değişim aşamalarıdır. 

Çocuk Odaklı Aile Terapisi Hangi Durumlarda Gereklidir?

Bazı durumlarda aile içinde örtük ya da aleni problemler yaşanabilir. Aileye yeni bir kardeş gelmesi, taşınma, ebeveyn kayıpları, boşanma, aile içindeki bireylerin psikolojik sorunları gibi çok ayıda etken çocuk odaklı aile terapisi gerektirebilir. Sorunun özünün sadece çocukta değil, aile genelinde de aranması söz konusu olarak terapi uygulanır. 

Aile bireylerinin gösterdiği bazı davranışlardan etkilenen çocuklar, bu etkiden kaynaklı problem yaşayabiliyor. Ailenin çocuğun gözünden olayı değerlendirmesi ve sorunlarının asıl temelinin tespit edilmesi, oldukça önemlidir. Aile içindeki bireyler bu tespitlerle belki de daha önce fark edemedikleri birçok problemi de keşfedebilir. Böylece birçok konuda farkındalık yaşanması söz konusu olabilir. Böylece çocuk ruhsal hasardan kurtularak daha kaliteli bir etkileşim sağlama şansına sahip olabilir. 

Çocukların Yaşadığı Aile Sorunları

Çocuklarda uyum ve davranış sorunlarının görülmesi başta olmak üzere aileye yeni bir kardeşin katılması, yakın kayıpları, sınav kaygısı, okul fobisi, boşanmalar, taşınma, iletişim sorunları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, okula uyum sorunları gibi birçok durum çocuklara danışmanlık verilmesini gerektiren konular arasındadır. Madde bağımlılığı ve ergenlik dönemi de bu süreçte çocuk odaklı bir aile danışmanlığının alınmasını gerekli kılmaktadır. 

Hayattaki her değişim, çocuk için büyük bir süreçtir. Farklı bir yere taşınmak bile çocuk üzerinde değişime bağlı uyum sürecinin bozulmasına yol açabilir. Aileden birinin yasının tutulması, eve yeni bir aile büyüğü ya da kardeşin dahil olması hep büyük değişimlerdir. Bu değişimlere ayak uydurmakta zorlanan bireyler gibi çocuklar da olayları anlamayabilir. 

Çocuk aileye dahil olduğu konular hakkında da çeşitli çatışmalar yaşayabilir. Bu yüzden aile sisteminde çalışılan bu konular sistemin bütünü ele alınarak geliştirilir. Aile içi kuralların ve sınırların belirlenmesi için de terapi desteğinin alınması oldukça önemlidir. 

Terapi Süreci

Terapi süreci her katılımcıda farklı şekilde işler. İlk olarak ailenin tüm üyelerinin birlikte katıldığı tedavilerde sonraki dönemde diğer üyelerin bireysel katılımları da söz konusu olabilir. 15 günlük periyotlarla ilerleyen bu süreçte, birer saatlik seanslarla çocuk odaklı aile terapisi yapılır. Her danışanın kendine özel değerlendirilecek bu süreçte, aile yapının dinamikleri incelerek ortak konular ve çatışma yaratan diğer hususlar göz önünde bulundurulur. 

Sorun belirlenirken gerekli testler uygulanır ve ilk seansta genelde kısa bir ön görüşme yapılır. Ebeveynlerin beklentileri öğrenilir ve yaşanılan problem hakkında kısa bir öykü alınır. Çocuk sahibi olmak isteyen bireyler de anne baba olmaya hazırlık aşamasında birçok sorunla başa çıkmak için bu terapiden faydalanabilir. 

Aile İçi Şiddet Tedavisi

Vitrin Burhan Plaza, Üniversite Cd. Yenişehir/Mersin

Aile İçi Şiddet Tedavisi

Günümüzde aile içi şiddet tedavisi çok geniş bir kapsama sahip olan tedavi şekilleriyle uygulanmaktadır. Aile içi şiddet, her eğitim seviyesindeki aile yapılarında görülebilir. Ev içi şiddete maruz kalan kadın ve çocuklar gibi erkeklerin de aynı durumu yaşamaları söz konusu olabilir. Kişilik bozuklukları, maddi sorunlar, stres, sağlık sorunları, diğer aile bireyleri gibi birçok etken aile şiddete zemin hazırlayabilir. 

Şiddet eğilimli birey, ortada geçerli bir sebep olmasa bile şiddet gösterebilir. Tedaviye direnç gösteren birçok kişi, bu şiddeti yaşamındaki herkese uygular. Kendini haklı çıkarmak için genelde bahaneler üreten bu kişilerin ve şiddete maruz kalan kişilerin tedavi edilmesi oldukça önemlidir. 

Kıskançlık, agresiflik, güvensizlik, sosyal engellemeler gibi birçok durumla kendini gösteren şiddet, sadece fiziksel değil psikoloji ya da ekonomik olabilir. 

Şiddet Türleri

Çocuklar, yaşlılar ve partnere uygulanan aile içi şiddet tedavisi gereken bir problemdir. Aile fertleri, aynı evde yaşayan kişiler ve akrabalar aile içi şiddete maruz kalabilir. Bu yüzden şiddeti sadece fiziksel olarak ele almak doğru değildir. Bazen aile yaşantısında bazen de iş yaşamında şiddet görülmesi söz konusu olabilir. 

Fiziksel şiddet, kişinin karşısındaki bireye bedensel olarak zarar vermesi ve canını yakması, dövmesi şeklindedir. Cinsel şiddet, cinsel ilişkiye zorlama, tecavüz, yabancı maddelerle işkence etme, zorla cinsel ilişkiyle ilgili yayın izletme olarak geniş bir kapsamdadır. 

Sözel şiddet olarak nitelendirilen hakaret ve tehdit, sosyal blokaj ve değerli eşyalara zarar vermek şiddetin üç farklı türüdür. Genelde erkekler şiddeti uygulayan, kadın, çocuk ve yaşlılar ise şiddete uğrayan rollerinde olmaktadır. 

Ekonomik şiddet de genelde kişilerin aile yaşantısını olumsuz etkileyen bir şiddet türüdür. Bu durumda kişinin ekonomik özgürlüğünün kısıtlanması ve ihtiyaçlarının karşılanmaması söz konusudur. 

Aile İçi Şiddetin Etkileri

Hangi türde olursa olsun şiddete uğramak, kişiye zarar verir. Aşağılanmışlık duygusu, değersizlik hissi ve sevilmeme kişinin özgüvenini de azaltır. Çocuklara uygulanan şiddet de gelişim açısından oldukça olumsuz sonuçlara neden olabilir. Korkunç rüyalar, uykusuzluk ve sosyal uyumsuzluk şiddete maruz kalan kişinin yaşadığı problemlerdendir. 

Aile içi şiddete maruz kalan birinin bu durumu başkalarıyla paylaşmaktan çekinmemesi ve buna maruz kalmak zorunda olmadığının bilincinde olması gerekir. Psikolojik desteğin önemli olduğu bu süreçte, kişinin gerekirse içinde bulunduğu yaşam koşullarını değiştirmesi gerekebilir. Saldırgan davranışlarda bulunan bireylerin “normal” olmadığı bilinmeli ve gerekirse kollu kuvvetlerinden yardım istenmelidir. 

Aile İçi Şiddet Tedavisi

Şiddet normal bir durum değildir. Bu yüzden şiddete maruz kalan kişinin psikolojik destek alması önemlidir. Gerekirse psikiyatrik tedavi beraberinde alınan psikolojik tedavi, şiddet mağdurlarının farkındalık kazanması ve rehabilite edilmesi açısından önemlidir. 

Bilim insanları aile içi şiddet tedavisi konusunda ilişki terapileri de vermektedir. Şiddet gösteren bireyin de tedaviye ikna edilmesi gerekir. İkna edilen bireylerin aynı davranışları tekrarlama olacağının olup olmayacağı bu seanslarda daha net bir biçimde ortaya çıkabilir. 

Aile içi çatışmalarla başlayan şiddet süreci, ilerlediğinde cinayetle sonuçlanabilir. Bu tür krimonolojik durumların erkenden tespit edilmesi mümkün olmaktadır. Saldırgan davranışlar, öfke kontrolsüzlüğü, fiziksel ve cinsel şiddet gibi durumlarda mağdurun en kısa sürede destek alması ve çözüm araması gerekmektedir. 

Toplum ruh sağlığı merkezleri, kadına şiddeti önleme merkezleri gibi birçok kurumun yanı sıra psikiyatrik ve psikolojik destek gerektiren durumlar da yaşanabilir. Şiddete maruz kalıyorsanız, buna daha fazla izin vermemeli ve size en yakın psikolojik danışmandan destek almalısınız. 

Oyun Terapisi

Vitrin Burhan Plaza, Üniversite Cd. Yenişehir/Mersin

Oyun Terapisi

Çocukların bilişsel ve sosyal yönlerini geliştirmek ve problemlerini daha iyi ifade edebilmek için oyun terapisi özel bir terapi türü olarak kullanılır.  Çocuğun kendini en iyi oynayarak ifade ettiği yaklaşımı üzerine ele alınan bu terapötik süreç, yaşanan travmaların ortaya çıkmasına yardımcı olur. Çocukların kelimelerle ifade edemediği, ihtiyaçlarını tam olarak söyleyemediği durumlarda oyun terapisi tercih edilmektedir. Çocuğa oyun yoluyla özgüven ve uyum becerisinin kazandırılması hedeflenirken, altta yatan sorunların da oyun yoluyla rehabilite edilmesi mümkün olur.

Oyun, çocuklar için önemli ve ciddi bir uğraştır. Öyle ki çocuk gerçek yaşantısının önüne oyunu geçebilmektedir. Duygularını ve algılarını ifade edemeyen çocuklar, oyuncaklar yoluyla kendini iyi bir şekilde ifade edebilir. Çocuğun kendini güvenli hissedebileceği bir alanda ve güven duyduğu terapistle çalışması durumu kolaylaşır. 

Hangi Durumda Oyun Terapisi Uygulanır?

Herhangi bir travmatik durumun yaşandığı zamanlarda çocuklarda davranış bozuklukları görülebilir. Bununla birlikte aile içinde kavga ve ayrılık, şiddet, taciz, ebeveynlerin kaybı, kıskançlık, saldırganlık, evlatlık olmak, dikkat eksikliği, hiperaktivite, uyum problemleri gibi durumlarda oyun terapisi tercih edilmektedir. 

Çocuğun davranışsal bozuklukları artmadan oyun terapisinin tercih edilmesi iyi bir tedavinin uygulanması için önemli bir başlangıçtır. Ebeveynlerin evde çocuklarıyla oynadıkları oyun da birçok açıdan şifreler verir. Ancak yönlendirme sağlanamayacağı için terapötik bir etki söz konusu olmaz. Bu yüzden uzmanlardan yardım alarak terapinin sürdürülebilirliğinin sağlanması gerekir. 

Yönlendirmeli Oyun Terapisi

Oyunun liderinin terapist olduğu yönlendirmeli oyun terapisinde genelde çocuğun sorununa odaklı bir süreç söz konusudur. Yönlendirmeli oyun terapisinde, terapist ve çocuk arasında bir güven ilişkisinin sağlanması gerekir. Çocukla oyun oynayarak, problemleri konusunda bilgi alınır ve bazı durumlarda oyun kartları yardımıyla süreç ilerler. 

Her çocuk kendini güvende hissedemeyebilir. Bu yüzden zaman alabilen bir süreç olduğu bilinmelidir. Çocuğun güven duyması için acele etmek ya da baskı yapmak kesinlikle söz konusu değildir. Bu yüzden ebeveyn yaklaşımları da oldukça önemlidir. Problemin tespit edilmesi ve çocukla sıcak bir empati süreci gerçekleştirilmesi için uzmanlarımız aileleri de bilgilendirmektedir. 

Yönlendirmesiz Oyun Terapisi 

Çocuğun kendi haline bırakıldığı bu süreçte birçok oyuncaktan yararlanılır. Her iki terapi şekli de bir arada kullanılabilir. Ayrıca çeşitli etkinliklerle de desteklenen süreçte çocuk duygularını tecrübe etmeyi öğrenir ve davranışlarında farkındalık sağlanır. Bu yüzden empati duygusunun geliştirilmesi açısından oldukça önemli bir süreç söz konusu olur. Daha sonra terapist yönlendirmeli oyun terapisine geçebilir. 

Oyun Terapisinde Çocuklar Ne Kazanır?

Çocuğun çevresine ve problemlere karşı gösterdiği tutumların farkındalığının kazandırılması hedeflenir. Kendisine ve diğer insanlara karşı sevgi ve kabullenme duygusu kazandıran oyun terapisiyle problemlere daha geniş çözümler bulunması mümkün olabilir. Kendine olan saygını ve güveni gelişen çocuk, yeteneklerini de keşfetmeye başlar.

Ortalama 30-50 dakika arasında süren oyun terapisi, her çocuk için farklı süreçlerin izlenmesiyle uygulanır. Travmatik durumların ifade edilmesi, yaratıcılık, aile sorunları, tuvalet problemleri ve duygularını yansıtacakları farklı materyaldeki oyuncaklarla birlikte çocuğun duygusal dünyasına dair birçok nokta açığa çıkarılır. 

Travmatik yaşam deneyimleri geçiren çocukların yaşadıkları problemlerin çözülmesi haç edilir. Bu yüzden hatalı bakış açılarının düzeltilmesi, zorluklara karşı çözüm yollarının bulunması amaçlanarak, çocuğun kendisini daha kolay ifade etmesi hedeflenir. 

Alanında eğitimli olan uzmanlarımız yönlendirmeli ve yönlendirmesiz oyun terapileriyle birlikte sanat terapisini de kullanarak, çocuğunuzun sorunlarını çözmesine yardımcı olacaktır. 

Bağımlı Birey Nedir

Vitrin Burhan Plaza, Üniversite Cd. Yenişehir/Mersin

Bağımlı Birey Nedir?

Dünyanın bu en derin sorunlarından birine yaklaşırken, bağımlı birey olarak hayatına devam eden ve bunun farkında olmayan insanların yaşadıkları bağımlılığın ne olduğunu irdelemek doğru olacaktır. Genel terim itibariyle bağımlılık bir nesneye veya bir kişiye karşı duyulan önlenemez istek anlamını taşır. Buna karşın günümüzde bağımlılık terimi daha geniş bir kapsamda incelenir. Özgürlüğün tam karşıtı olan bağımlılık, insanın kendi iradesinin dışına çıkmasıdır.


Bağımlılığın Belirtileri Nelerdir?


Bağımlılık genelde bağımlı birey tarafından kabul edilen bir durum değildir. Birçok bağımlı kendi bağımlılığını fark etmeden uzun zaman önce bağımlı hale gelmiştir ve içine girdiği bağımlılık süreci yavaş ilerlediğinden yaşamakta olduğu durumu normal karşılar. Spesifik olarak bir nesneye duyulan tutku zamanla yerini bağımlılığa bırakır.

Sigara ve alkol başlangıçta masum birer davranış gibi görünmesine karşın ilerleyen zamanlarda artık yardım almadan terk edilmesi oldukça zor bir bağımlılığa neden olmaktadır. Yalnızlık yaşayan bir insanın geçmişe olan özlemi de giderek derinleşebilir ve ileriye bakmasını imkansız hale getirebilir. Ya da kaybettiği bir sevdiğinin yasını tutarken farkında olmadan yasa bağımlı kalarak kendi mutluluğunu engelleyebilir. Moral bozukluğu nedeniyle yatıştırıcı kullanmaya başlayan bir kişi ileride kolaylıkla uyuşturucu kullanma dürtüsü yaşayacaktır ve kesinlikle kullanılan doz sürekli artış gösterecektir. Doyumsuzluk, sürekli istek, huzursuzluk, sabırsızlık ve bitmek bilmeyen boşluk hissiniz varsa bağımlı olabilirsiniz. Sürekli olarak düşündüğünüz bir nesne, sürekli tekrar ettiğiniz ve kendinizi alamadığınız bir davranış ya da kullandığınız bir madde varsa bağımlı olma ihtimaliniz oldukça yüksektir.


Madde Bağımlılığı


Bağımlılıkların içinde en tehlikelisi ve yaşamı en kötü etkileyeni madde bağımlılığıdır. Maalesef başlangıç aşamasında kişiyi depresif ya da hayata karşı hazırlıksız zamanlarda yakalar. Genelde propaganda ile hayata girer. Arkadaş ortamlarında ya da özellikle rahatlama ihtiyacı hissedildiğinde ve kötü tecrübelerin sonunda ortaya çıkan ruhsal boşlukların doldurulması için yaklaşılır. Unutmak, farklı bir dünyayı keşfetmek ve buna benzer farklı düşüncelerin ardından başvurulan tehlikeli ve son derece ölümcül bir eylemdir.

Vücutta ortaya çıkardığı umursamazlık ve cesaret gibi etkileriyle kişiye içinde bulunduğu boşluğu anlık olarak unuttururken diğer yandan da kimyasal olarak kendine ihtiyaç hissettirir. Etkisi geçen her uyuşturucu madde veya alkol ardından bir yoksunluk hissi yaratır ve bu yoksunluk hissi maddeye olan bağımlılığı artırır. Birey kendini kontrol edemez hale gelir ve sürekli ihtiyaç hisseder. Bu şekilde kişide tedaviyi zaruri hale getiren bir bağımlılık yaratır. Birçok madde bağımlılığı ölümcüldür ve sonunda ruhsal çöküntü, depresyon ve intihara teşebbüs hatta intihar arzusu uyandırır.


İlişki Bağımlılığı


Bağımlı birey günlük hayatında sevgi yoksunluğu, aile içi şiddet, cinsel taciz gibi şiddet eylemlerine maruz kalmış olabilir ve bu kişide büyük ölçüde açlık hissi doğurmuştur. Genelde sevgi boşluğunu cinsel deneyimlerle ya da bir kişiye karşı aşırı bağımlılıkla gidermeye çalışılan bu bağımlılık, şefkat eksikliğinden ve bu eksikliği en basit söylemle ilişki düzeyinde gidermek isteğinden doğar.

Birçok bağımlı, ileri süreçlerde cinsel olarak duyguları bastırma ve sürekli olarak aynı duyguları yaşama hissine sahip olurlar. Fiziksel olarak duygusal boşluğu gidermek duygusu, sağlıklı bir ilişki kurmalarını imkansız hale getirir ve sonuç olarak depresyon, kişisel bozukluk gibi yaygın bağımlılık belirtilerine sahip olurlar. Ruhsal anlamda çöküntü ve ardından intihar eylemleri artar.


Birçok bağımlılık türü olmasına karşın bunlardan çok azı bilinir. Bağımlılık “onsuz olamamaktır”. Bağımlı birey, kendisi olmakta zorlanan ve tedaviye ihtiyaç duyan kişidir. Her bağımlılık psikolojiktir ve tedavi edilebilir. Hayatınızı daha iyi yaşamak istiyorsanız mutlaka ciddi anlamda yardım almalısınız. Hayatınız değersiz değildir!

Online Dil ve Konuşma Terapisi

Vitrin Burhan Plaza, Üniversite Cd. Yenişehir/Mersin

Online Dil ve Konuşma Terapisi

Konuşmanın anlaşılmaması, kekemelik, hızlı ya da yavaş konuşmak gibi dil ve konuşma sorunlarında  online dil ve konuşma terapisi yapılır. Dil ve konuşma desteğini sağlayan bu terapi, online ya da yüz yüze yapılabilir. Kişinin kekemelik ve otizm spektrum bozuklukları varsa ses terapisiyle birlikte uygulanabilir. 

Çocuklarda beslenme ve yutkunma sorunları, sesletim ve kekemelik gibi durumlar söz konusu olurken, yetişkin afazisi de bu şekilde tedavi edilir. Dil ve konuşmanın birbirinden farklı olduğu ifade edilirken, danışanın problemi üzerinden yola çıkılarak konuşma işlevinin aksaklığının düzelmesi hedeflenir. 

Psikolog ve çocuk gelişimcilerin desteğiyle uygulanan dil ve konuşma terapisi, genelde çocuklarda 4-5 yaşlarında uygulanmaya başlar. Bazı durumlar kendiliğinden düzelirken, bazı durumlarda ise psikolojik destek alınması gerekir. Bu durumda da dil ve konuşma terapisi uygulanır. 

Hangi Durumlarda Dil ve Konuşma Terapisi Gerekir?

Pelteklik, kekemelik, artikülasyon bozuklukları, hızlı konuşma gibi problemler iletişim bozukluklarına da neden olur. Bu durumda işitme ve konuşmanın medikal temelleri ele alınır. Dil ve konuşma bozukluklarının giderilmesi için özel eğitim alan profesyoneller, yaşanan problemin tespit edilmesi ve tedavisiyle iyileştirilebilir. Dil ve konuşma terapisi ayırıcı tanısı konulduktan sonra gereken seans planlaması yapılır. 

Damak yarığı, serebral palsi, gelişimsel yetersizlik, inme sonrası dil ve konuşma kaybı, yutkunma bozuklukları, özgül dil bozuklukları, Disleksi, otizm, yutkunma bozuklukları, ALS, alzheimer, dizartri, apraksi gibi durumlarda konuşma terapisi tercih edilir. Dil ve konuşma problemlerinin büyük bir kısmının tedavisi terapiyle yapılır. Ancak bu tedavinin bireyin ailesiyle etkileşim içinde sürdürülmesi oldukça önemlidir. Özellikle çocukların ebeveyn destekli bir terapi süreci gerçekleştirmesi, gelişim açısından oldukça önemlidir. 

Konuşma Bozuklukları Ne Zaman Fark Edilir?

Bireylerin normal gelişim sürecinde belirli bir yaşa geldiklerinde konuşmaları gerekir. Konuşmanın gecikmesi ya da problemli olması genelde ebeveynler tarafından keşfedilir. Bunlar genelde aşağıdaki durumlarda keşfedilir:

  • Cümle kuramama
  • Kekeleme
  • Sesin normalden kısık ya da farklı çıkması
  • Sesleri ve heceleri yutma
  • Yaşıtlarına kıyasla geride kalma
  • Hızlı ve anlaşılan bir şekilde konuşma

Dil terapisinde bu durumların normale dönmesi sağlanır. Dil ve konuşma bozukluklarına müdahale edilmediği takdirde okuldaki akademik başarı ve sosyal etkileşimler olumsuz etkilenebilir. Bu yüzden terapi seanslarına ne kadar erken başlanırsa o kadar Koa dede onu alınması mümkün olabilir. Sosyal ve duygusal hayatı da olumsuz etkileyen bu süreç, çocukluk döneminde fark edilirse daha erken tedavi edilebilir. 

4 yaşından itibaren konuşmada belirgin anlaşılma sorunu varsa, 5 yaşından itibaren basit bir öykü sırayla anlatılamıyorsa çocuka dil gelişimine dair problemlerin olduğundan şüphe edilebilir. Bu durumda bir uzman desteğinden yararlanması gereken ebeveynler, okul performansını da etkileyen bir sözcük gelişimi eksikliği fark edildiğinde danışmanlık alabilir. 

Süreç Nasıl İlerler?

Tedavi süreci, kişinin ihtiyaçları ve problemine göre değişmektedir. Her hasta için farklı bir prosedür izlendiğinden uzman görüşü ve değerlendirmesi alınarak tedavi sürecine başlanır. İnsan anatomisi ve fizyolojisi hakkında eğitim alan uzmanlar kamu ve özel hastaneler başta olmak üzere özel kliniklerde bu alanda tedavi uygulamaktadır. Kişiye özel terapi seansları düzenlenerek gereken tedavi süreci planlanır. Kişisel özel eğitim kursları ve rehabilitasyon merkezlerinde dil ve konuşma terapisi uygulanır. Konuşma ve dil bozuklukları bu şekilde erken dönemde tedavi edilerek rehabilite edilebilir. Uzmanlarımız bu süreçte sizin için en iyi desteği sağlayacaktır. 

Çevrimiçi Terapi Nedir?

Vitrin Burhan Plaza, Üniversite Cd. Yenişehir/Mersin

Çevrimiçi Terapi Nedir?

Profesyonel ruh sağlığı hizmetinin internet üzerinden verilmesi çevrimiçi terapi olarak adlandırılır. Online olarak verilen terapi, yüz yüze terapiye erişilemeyen durumlarda tercih edilir. E-terapi ve E-danışmanlık şeklinde de isimlendirilen online terapi sürecinde ses kayıtları, video ve konferans görüşmeleri yapılarak seanslara devam edilir. Bu seanslarda da danışan ve psikolog arasında gizlilik esas alınmaktadır. Güvenli olduğu düşünülmeyen ortamlarda ise bireysel ve toplu psikoterapi uygulanmaz. Çift terapisi ya da online terapi şeklinde de bu işlerin yürütülmesi söz konusu olabilir. 

Sosyal bir varlık olan insanların iletişim ihtiyaçları önemlidir. Bu ihtiyaçların karşılanması için doğru desteğin bulunmadığı durumlarda kişi yalnızlık duygusu hissedebilir. Bu hissiyatın karşılanması gerektiğinde uzman desteği alınması oldukça önemlidir. Yüz yüze görüşmenin mümkün olmadığı durumlarda ise online olarak bu sürecin ilerlemesi mümkün oluyor. 

Çevrimiçi Terapinin Avantajları

Online terapinin birçok avantajı bulunuyor. Bu avantajlar elbette ki yüz yüze terapide olduğu  gibi değildir. Ancak çevrimiçi terapi de birçok yarara neden olmaktadır:

  • Ulaşım ve ikamet sorunları söz konusu değildir 
  • Dünyanın her yerinden terapiye katılım imkanı mümkün olmaktadır
  • Yüz yüze kendi ifade etmekte zorlanan bireyler için çevrimiçi terapi oldukça avantajlıdır
  • Mesai saatlerine bağlı kalma zorunluluğu yoktur
  • Fiziksel engeller söz konusu olduğunda da çevrimiçi iletişim kurularak seanslar devam ettirilebilir. 

Yani çevrimiçi terapi zaman ve mekan kısıtlamasının olmadığı bir terapi seansı olmaktadır. Bu yüzden ihtiyaç duyulan tedavi sürecinin fiziksel olarak sağlanamadığı durumlarda da terapin kesintisiz sürmesini sağlar. 

Aile Terapilerinde Çevrimiçi Terapi

Aile terapilerinde online terapi uygulanabilir. Bireylerin toplu olarak görüşmesi gereken durumlarda da, bireysel görüşmelerde de çevrimiçi terapi kullanılabilir. Online cinsel terapi konusunda da bilgi almak istediğiniz her durumda çevrimiçi terapiyi tercih edebilirsiniz. 

Cinsel terapi, aile terapisi, çocuk odaklı terapi ve benzer durumlarda online olarak terapi uygulanması mümkün olabilir. Terapilerin etkili olması için düzenli olarak sürdürülmesi gerekir. Bunu sağlamak istediğinizde cinsel sorunların altında yatan birçok problemin de ortaya çıkması mümkün olur. Fiziksel görüşmenin mümkün olmadığı durumlarda tercih edilen online terapide de bu sürecin devalılığının sağlanması amaçlanır. 

Vajinismus, kadınlarda uyarılma bozukluğu, kadın ve erkekte orgazm bozuklukları, sertleşme ve erken boşalma sorunları, ağrılı cinsel ilişki gibi durumlarda online olarak tedaviye devam edilebilir. 

Psikiyatrik Bozukluklarda Online Terapi

Psikiyatrik bozukluklarda online terapi her zaman tercih edilmez. Erişkinlerdeki Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ve Obsesif Kompülsif Bozukluk online olarak tedavi edilebilir. Ancak diğer psikiyatrik bozukluklar online olarak sürdürülemeyebilir. 

Daha önce danıştığınız bir profesyonelle bazı durumlarda sürece internet üzerinden devam edebilirsiniz. Ancak ilk seansınız için ağır psikiyatrik sorunlarınız varsa bu tür bir tedaviyi tercih etmemenizi tavsiye ediyoruz. 

Yaşlı Hastalarda Online Terapi

Yaşlı ve evden çıkmayacak durumda olan hastalar için de online olarak terapi uygulaması gerçekleştirilmektedir. Bu durumda sürecin takip edilmesine yardımcı olacak birileri olmasa bile telefon yardımıyla hastanın tedavisi sürdürülebilir. Görüntülü görüşme, telefon ya da mesaj uygulamalarıyla her yaştan danışan için fiziksel iletişimin gerçekleşmediği durumlarda tedavi yapılabilir. 

Başarılı sonuçların alınmasını sağlayacak birçok psikodinamik yaklaşım ve rehabilite sürecinde alanında uzman olan profesyonellerimiz yardımcı olacaktır. Teknolojinin getirdiği bu avantaj, ruhsal sağlığı etkileyen psikolojik süreçler ve travmaların daha kolay atlatılması için yardımcı olabilir. Detaylı bilgi almak ve randevu için hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz. 

Psikodinamik Yaklaşım Nedir?

Vitrin Burhan Plaza, Üniversite Cd. Yenişehir/Mersin

Psikodinamik Yaklaşım Nedir?

Çocuk gelişiminde hala popüler olan bir yaklaşım olan psikodinamik yaklaşım Sigmund Freud tarafından oluşturulan bir kuramdır. Bireyin bilinçaltındaki dürtü ve anılarının farkına varması sağlanarak terapi uygulanmasıdır. Bu yaklaşımda rüya analizleri, hipnoz ve serbest çağrışımlar uygulanır. Kişiliğin yapısı ve gelişimi psikoseksüel gelişim kuralları beraberinde yapısal ve topografik olarak ele alınır. 

Topografik kuramda ruhsal yapının bilinçaltı ve bilinç düzeyindeki bilinçliliği ele alınır. Yapısal kuram ise; id, ego ve süper ego yapılarının bilince etkisini inceler. Libidonun tetiklediği bu benliklerden en ilkel olanı id yani alt benlik’tir. İd, doğal dürtülerin kaynağıdır. İd’i dengeleyen ise Ego, yani benlik’tir. Kişiliğin ahlaki yönü olan Süper Ego da kişiliğin ahlaki yönüdür. Bireyin yetiştiği toplumda etkilenen üst benlik hangi davranışın doğru hangisini yanlış olduğuna karar veren bir frenleme mekanizmasıdır. 

Psikoseksüel gelişim kuramında insan davranışlarını cinsel dürtüler ve ölüm içgüdüsü etkilemektedir. Freud’a göre insan gelişimi 5 ayrı evre içinde değerlendirilir. 

Oral Dönem

Doğumdan 1,5 yaşına kadar olan dönemde bebeğin gördüğü her şeyi ağzına alarak keşfetmesi ve bu ihtiyacının yeterli olarak karşılanması gerekir. Bu dönemdeki eksikliklerin ilerleyen zamanlarda obezite, sigara içme gbi sorunlara yol açtığı düşünülür. Anneyle bağ kuran bebek, temel güven duygusunun gelişmesi için emme, ısırma ve çiğneme gibi oral temaslara ihtiyaç duymaktadır.

Anal Dönem

Kasların ve motor becerilerin gelişmeye başladığı bu dönemde çocuğun haz bölgesi anüstür. Bedenini kontrol etmeyi öğrenen 1,5-3 yaş arasındaki çocuk, bu dönemde baskıcı bir tutumla karşılaşırsa duygusal ifade sorunu yaşayabilir. 

Fallik Dönem

3-6 yaş arasındaki çocuklar için de fallik dönem devreye girer. Çocuğun 3 yaşından itibaren farketmeye başladığı cinselliği, merak edilen sorulara cevap aramasına ve farklı cinsiyetleri keşfetmesine neden olur. Bu dönemin sağlıklı geçirilmesi ilerki zamanlar için oldukça önemlidir. Oedipus erkek çocuklarda, Elektra kompleksi de kız çocuklarda yaşanıyor. 

Gizil Dönem

Çocukların 6-12 yaş arasındaki döneminde kendi kimliklerini keşfettiği, arkadaş çevreleriyle egosunu denetim altına aldığı dönemdir. Psikodinamik yaklaşım sürecinde önemli olan bu dönem çocuk gelişimine katkıda bulunmaya yardım etmektedir. 

Genital Dönem

Son dönem olarak 12-18 yaş arasında ergenlik dönemi dikkat çeker. Genel dönem olarak adlandırılan bu süreçte libido harekete geçer. Her iki cinsiyette de cinsellik hormonları artmaya başlar. Sosyal statüler, mesleğe yönelme ve karşı cinsle yakınlaşmalar başlar. Bu dönemde çocukların enerjilerini sanat ve spor gibi etkinliklere vermesi başarılı sonuçlar alınmasını sağlayacaktır. 

Erikson’un Psikososyal Kişilik Gelişimi

Güvensizlik duygusunun geliştiği 0-18 yaş arasında beslenme, uyku ve sindirim işlevlerinin düzeni önemlidir. Bebek alıcı, anne verici konumdadır. Bu dönemdeki eksik ilişki ve bağ sosyal sorunlar ve suça sürüklenme gibi davranışlara neden olur. Psikodinamik yaklaşım temsilcilerinden olan Erikson, Freud’dan daha farklı bir kuram geliştirmiştir. 

Özerkliğe Karşı Utanç Duygusu

1,5- 3 yaş döneminde ortaya çıkacak olan özerklik kültürün beklentilerine göre bir şey yapılmasını sağlamaktadır. Bu dönemi sağlıkla atlatan bireyler, utanç ve kuşkuculuk duygusunu yaşamaya başlar. Engellenen çocuklarda ise bağımlılık ve kuşkuculuk gelişebilir. 

Girişimciliğe Karşı Suçluluk

3-6 yaş arasında çocukların sosyalleşmesi ve merak duygusunun, dil gelişiminin artmasını sağlar. Günde 300-400 soru sorabilen çocuklar cinsiyet farklılıkları ve sordukları ucu açık sorulara ılımlı cevap alabildikleri sürece girişimcililik duygularının gelişmesini sağlayabilir. 

Çalışma ve Başarılı Olmaya Karşı Aşağılık Duygusu

Öz denetimini gerçekleştirmek isteyen çocuklar sosyal çevreleriyle uyum sağlamak için başarıya odaklanır. 6-12 yaş arasındaki çocukların akademik yeteneklerinin gelişmeye başladığı bu dönemde sosyal çevreleriyle uyum sağlamaları mümkün olur. Diğer süreçler de

Kimlik Kazanmaya Karşı Karmaşa

12-20 yaş arasındaki çocukların bu dönemdeki sorularına mantıklı cevaplar bulmaları gerekecektir. Anne babayla çok yüz göz olunmaması gerekir. 

Yakınlığa Karşı Yalıtılmışlık

20-40 yaş arası toplumdan uzak ya da yakın olarak iş yaşamı, eşi ve dostlarıyla zaman geçiren bireyler anlaşılmadıklarını düşünebilir. 

Üretkenliğe Karşı Verimsizlik

40-65 yaş arasında insanın üretkenliğinin arttığı dönemde iş ya da aile konusunda en iyisini yapabilmeleri beklenir. Ekonomik olarak en üst düzeye bu dönemde gelinir. 

Benlik Bütünlüğe Karşı Umutsuzluk

Emeklilik dönemi olan 65 yaş üzerinde ise bir önceki dönemdeki başarılı emeklilik girişimlerinin kişiyi mutlu ve huzurlu kılması amaçlanır. 

Sanat Psikoterapisi Nedir?

Vitrin Burhan Plaza, Üniversite Cd. Yenişehir/Mersin

Sanat Psikoterapisi Nedir?

Sanat psikoterapisi mindfulness olarak adlandırılan zamanın farkındalığı anlamına gelir. Sanatla desteklenmesinin nedeni, anlık olarak gerçekleşen duygu ve düşüncelerin serbestçe odaklanıp izlenmesidir. Psikoterapik süreçte ise bilinçli bir farkındalık dahilinde gerçekleşmektedir. Herkes toplumsal alanda farklı maskelere sahiptir. Bu şekilde takınılan tutumlar, kendini daha iyi ifade etmek isteyen bireylere hitap ederek sürecin derinlemesine incelenmesine olanak sağlar. 

Görüntü ve sezgiler yoluyla kendimizi daha iyi ifade etmemizi sağlayan maske terapisi yoluyla her yaştan birey bir çeşit terapi alabiliyor. Tamamlayıcı bir terapötik yaklaşım olarak dikkat çeken bu süreçte farkı yönlerin daha kolay kabul edilmesi mümkün oluyor. 

Kimlere Uygulanabilir?

Her yaştan insana uygulanabilen sanat terapisi, 1950’lerde ABD’de ortaya çıkan bir yöntemdir. İnsanların ilk çağdan itibaren mağaralara çizdikleri resimleri inceleyen psikologlar, bireylerin çeşitli katliam ve göçleri sanat yoluyla ifade ettiklerini ortaya çıkarmıştır. Travmatik olan bu süreçleri sanatla ifade eden insanlar, daha sonraları çeşitli ritüeller yaparak dans ve müzik yoluyla değişik sanat biçimleriyle duygularını, coşkularını ya da üzüntülerini ifade ettiklerini keşfetmiştir. 

Dolayısıyla bu yöntem, sözle ifade edilmeyen dönemlerde bile insan psikolojisini analiz etmek için rehber olmuştur. Sözün bittiği yerde başlayan sanat, psikolojide de büyük bir öne sahiptir. Bu yüzden her yaştan birey bu yolla kendini ifade etme becerisine sahiptir. 

Kişinin içsel enerjisini harekete geçiren bu uygulamalar, kelimeleri kullanmaya gerek kalmadığı için kızgınlıklar, öfke, özlem, sevgi, buhran gibi birçok durumu açığa çıkarabilir. Stresi azaltan bu durum, seanslarda kendini rahat ifade edemeyen bireyleri etkin bir iletişim kurmalarına da yardımcı olur. 

Dışavurumcu Sanat Psikoterapisi

Zaman zaman kendiyle yüzleşmekte zorlanan bireyler, yoğun duygularla baş edebilmekte de zorlanabilir. Dışavurumcu gücü yoğun olan sanat, ifade edilemeyen duyguların ortaya çıkmasında iyi bir aracı olabiliyor. Bireyin hissettiği duyguları sanatsal malzemelerle kolayca ifade edebilmesi içsel çatışmaların birer eskizi olarak ortaya çıkabiliyor. Derin ve bastırılmış duyguları da açığa çıkaran bu yaratımların yorumlanması ise, profesyonel bir danışmanın aldığı eğitim sayesinde yapılıyor. 

Merkezimizde çizim yapma, maske, farklı sanat malzemelerini kullanmak gibi birçok sanatsal etkinlik, kişinin sanatsal yeteceğe sahip olması gerekmeden yorumlanabiliyor. Sanat psikoterapisi duygu ve düşüncelerini sözel olarak ifade etmekte zorlanan kişiler için etkili bir yöntem olarak tercih ediliyor. Her yaştan bireye uygulanabilen bu yaklaşım, özellikle çocuklarda başarılı sonuçların alınmasıyla mümkün oluyor. 

Sanatın farklı dallarıyla ortaya çıkarılabilen sanat terapisi, iyileşme sağlamak açısından oldukça önemli bir yere sahip oluyor. Basit bir şekilde ifade etmek gerekirse, kişinin duygusal durumuna göre tercih ettiği bir müzik, film ya da şiir yazması, sanatsal terapinin yorumlanması için bir anahtar olabiliyor. 

Sanat Terapisinin Faydaları Nelerdir?

Kişinin duygularının dışavurulmasını sağlayan sanat terapisinin faydaları, stresi azaltmakla birlikte birçok kilit noktaya ışık tutabiliyor. Özgüveni arttırmak, fiziksel becerileri geliştirmek, konsantrasyonu arttırmak, bakış açısını geliştirmek, yüzleşmeler yaşayabilmek ve endişe ve koruların yenilmesini sağlamak hayal gücünün de etkisiyle kişinin yaratıcılığına katkıda bulunuyor. Bu da içinde bulunan duygu durumların daha kolay ifade edilip, düzelmesine yardımcı oluyor.  Sanat psikoterapisi bir kağıt ve bir kalem alıp bir şeyler karalamaktan öte bir uygulamadır. 

Sanat terapisi konusunda uzmanlaşmış olan profesyoneller tarafından desteklenip yorumlanan bu dışavurum sürecinin iyi analiz edilebilmesi önemlidir. Kişinin kendi iç dünyasına, kendi ifadeleriyle projeksiyon tutan bu yaklaşım, çözüm odaklı bir yaklaşımla terapiyi tamamlıyor. 

Mersin Klinik Psikolog

Vitrin Burhan Plaza, Üniversite Cd. Yenişehir/Mersin

Mersin Klinik Psikolog

Mersin klinik psikolog hizmeti, Yenişehir bölgesindeki merkezimizde verilmektedir. Yakın çevreden ve Mersin’in diğer ilçelerinden gelen danışanlarımız için klinik psikoloji alanında hizmet veriyoruz. Bireylerin duygusal, davranışsal ve zihinsel bozukluklarını inceleyen klinik psikoloji kapsamında, birçok Patalojik sorun ele alınır. Böylece genel olarak incelenecek çalışma alanları, eğitim, öğretim ve danışma gibi müdahalelerin tedavi edilmesi mümkün olur.  

Her iki psikoloğumuz da yüksek şeref dereceleriyle bitirdikleri eğitim hayatlarındaki birikimleri ve halen devam ettirdikleri seminer katılımlarıyla her yaştan danışanına destek vermektedir. Güven ilişkisi içinde gerçekleştireceğiniz seanslar, size uygun zaman dilimlerinde gerçekleştirilir. Bilgi edinmek istediğinizde iletişim formumuzu doldurarak uzmanlarımızdan yardım isteyebilirsiniz. 

Klinik Psikolog Hangi Durumlarda Tercih Edilir?

Artık KBB doktoruna gitmek kadar doğal olan psikolojik destek almak yaşamın her döneminde gereklidir. Radikal kararlar alınması gerektiğinde, önemli hayati değişiklikler söz konusu olduğunda Mersin klinik psikolog hizmeti alabilirsiniz. Daha ağır vakalar söz konusu olduğunda ise psikiyatrik tedavi beraberinde psikoterapi seanslarının alınması gerekmektedir. 

Yaşamda bazen zorluklarla baş edebilmek kolay olmamaktadır. Bu yüzden daha profesyonel bir yaklaşımla danışmanlık desteği almak birçok soruna çözüm olabilir. Özel hayatınızda ve sosyal yaşamda çözmekte zorlandığınız problemler karşısında daha güçlü olmak için kişisel danışmanlık hizmeti alabilirsiniz. İş ve özel yaşantınızda zor durumda kaldığınız birçok problem karşısında çözüm bulmanız gerektiğinde yanlış bildiğiniz bazı konuların aydınlığa kavuşması zor olmayacaktır. Profesyonel bir bakış açısı, size olaylar hakkında daha farklı bir perspektiften bakma imkanı verecektir.  

Klinik Psikolog Fiyatları

Genel olarak belirlenen terapi ücretleri her merkezde değişmektedir. Birçok seans alınması gereken durumlar için ücretlerimiz oldukça uygundur. Uzmanlarımızdan destek almak istediğinizde bireysel terapi ücretleri online danışmanlık için de geçerlidir. İlaçla desteklenen tedavi için danışmanlık hizmetinin de alınması gereken durumlar söz konusu olmaktadır. Bu durumda yardım almanız gerektiğinde danışmanlarımız size özel çözümler sunacaktır. 

Hem fiyat açısından hem de özellik açısından bilgi almak istediğinizde Mersin klinik psikolog desteği alabilirsiniz. Uzmanlarımız memnun kalacağınız sonuçların alınmasını sağlayan terapi seanslarıyla her ihtiyaç duyduğunuzda hizmetinizde olacaktır. 

Mersin Yenişehir’de hizmet veren merkezimizden psikolojik danışmanlık, ergen danışmanlığı, cinsel danışmanlık, oyun terapisi ve her yaştan birey için bireysel danışmanlık hizmeti alabilirsiniz. 

Open chat